Kursunlar Canım Federasyonlarını

 



Dünyaca ünlü Amerikalı yönetmen Oliver Stone, 2016 yılında bir belgesel çekti.

 

Adı : ‘Putin İnterwiews’

 

Rusya Devlet Başkanı’yla yapılan upuzun röportajın yer aldığı belgesel 4 Bölümdü.

 

(Youtube da tüm bölümleri var,  izleyebilirsiniz.)

 

Belgeselde Putin, komşusu Ukrayna’yı neden hedefine aldığını şu sözlerle anlatıyor.

 

“..NATO'nun genişlemesine neden mi bu kadar tepki gösteriyoruz? Çünkü kararların nasıl alındığını biliyorum. Ülke (Ukrayna) NATO üyesi olduğu andan itibaren ABD'nin baskısına dayanamaz. Bir anda yeni sistemler ülkeye giriverir, yeni üsler, gerekirse füze sistemleri... Ne yapalım? Önlem almak zorundayız. Yani roket sistemlerimizi bizi tehdit eden bu yeni tesislere çevirmek zorundayız.”

 

Putin, Ukrayna’nın yakın zamanda potansiyel düşman olabileceğini öngörmüştü. Ve Nato’ya güle oynaya girmelerinin ülkesi için felaket olacağını açık açık söylemişti.

 

“Burnumun dibine dizilecek Nato füzelerine tahammül edemem.” 

 

Yani hemen yanı başında düşman olabilecek bir ülkeye müsaade edemeyeceğini söylüyor.

 

Bu belgeselden 6 yıl sonra, tam da bu gerekçelerle Ukrayna’yı işgale başladı ve kanlı bir savaşın içine girdi.

 

Ukrayna savaşı bugün 4. Yılını dolduruyor.

 

Rusya, bu savaşta çok kayıplar verdi. Ekonomik olarak da çok hırpalandı. Ama ülkesini, hemen yanı başında oluşacak bir düşman tehdidinden uzak tuttu.

 

Kim ne derse desin, Putin’i nasıl suçlarsa suçlasın…

 

Nato füzeleri artık Moskova’nın uzağında…

 

Sınırındaki tehdidi öyle veya böyle bertaraf etmeyi başardı.

 

***

Daha dünkü olayı hatırlayın.

 

10 gün önce…

 

Amerika, Maduro’yu yatağından alıp kaçırdı.

 

Haydutluk…Kural tanımazlık…Hepsi tamam…

 

Ama ABD bunu neden yaptı?

 

Petrol rezervleri için mi?

 

Altın madenleri mi?

 

Yoksa uyuşturucu sevkiyatında rol oynadığı için mi?

 

Elbette hayır…

 

Ezeli düşman Çin orada yuva yapmasın diye…

 

Çin’in Karayiplerde giderek artan nüfuz alanını kırmak için Venezuela’ya operasyon planladı Trump yönetimi…

 

Yani sınırında değil yakınında bile düşman ülke istemiyor…

 

Amerika gibi devasa askeri güce sahip olsanız bile…

 

***

 

Örnekleri çoğaltabilirim…

 

İsrail’in çevre güvenliği sağlayabilmek için kalkıştığı çılgınlıklardan tutunda…Çin’in burnunun dibindeki Tayvan’ı yutmak için plan yapmasına kadar…

 

Hiçbir güçlü devlet yanıbaşında düşman istemez…Sınırında kümelenmiş , devlet konforuyla semirmiş bir terör örgütünü hiç istemez… 

 

Güvenlik tehdidi olarak algılar…

 

***

 

Peki ya bizim ‘gönülleri  hatıra defterleri kadar tertemiz’ aydınlarımız ne diyorlar YPG’nin Suriye’deki taleplerine?

 

“Ne var canım…Kursunlar devletlerini…Hadi devlet olmadı, Suriye içinde federasyon olsun. N’olcak ki?” diyorlar.

 

Ne mi olacak?

 

Sınırımızda nur topu gibi düşman bir devletçik olacak.

 

Üstelik bu devletçik İsrail’in mutlak güdümünde ve ABD’nin de dilediği zaman kullandığı bir aparat olacak.

 

O yüzden Türkiye, sınırında bir devlet kurulmasına müsaade etmedi.

 

Ve yine o yüzden Suriye içerisinde kurulacak bir federasyonu da milli güvenlik meselesi olarak tanımladı.

 

Yani…Sınırımda terör devleti de istemiyorum düşman devletçik de istemiyorum dedi…

 

Türk dış politikası doğru yerde konumlandı…

 

***

 

Çünkü Türkiye biliyor ki…

 

Müsaade edilirse bu devletçik, Türkiye içerisinde tam 40 yıl etnik bir kalkışmayla bölücülük etmiş bir örgütle birleşip büyük devletlerini kuracakları günün hayalini kuracaklar…Uygun zamanı kollayacaklar…

 

Ben söylemiyorum.

 

YPG’nin başı Mazlum Abdi yılbaşı mesajında diyor…

 

“Bu yılın sonu bizim sonumuz olmayacak. Tam aksine yeni yıl, 2026 yılı bizim için yeni bir başlangıç olacak. Kürdistan’ın dört parçası arasındaki birlik güçlenecek.”

 

***

Hepimize iyi yıllar…

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünyanın En Büyük Narko Baronunu Kadın Zaafı Yakalattı…!

"Musul’u Almazsak Diyarbakır’ı Veririz...!"